Cumartesi, Kasım 21

yalnız bir opera'dan...

şimdi biz neyiz biliyor musun?
akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
birbirine uzanamayan
boşlukta iki yalnız yıldız gibi
acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz.
bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız...

ne kalacak bizden?
bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim şu kırık dökük şiirim
sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
bizden diyorum, ikimizden
ne kalacak?

bir sahne...

dedi ki, birlikte ölelim mi?
gülümsedim , başkasına sözüm var dedim.
üzüldüm doğrusu, dedi
neden, ölürken yanımdakini neşelendireceğimi mi sanıyorsun dedim
hayır, sadece deli biri ölürken yanımda istediğim tek şey dedi.
neden korkuyor musun ölümden dedim.
hayır, ölümün verdiği heyecan senin yarattığının yanında küçük bir şey dedi.
benim yaşattığım yıkım da büyüktür ama dikkatli olmak lazım gelir dedim.
yaşatacağın diğer şahanelikler yanında yıkımın lafı olmaz dedi.

Pazartesi, Kasım 9

Sözler*

sorgulamadan dinlemeyi,
duyduklarıma inanmayı öğrendim.
inanıyor görünmeyi,
sözlere güvenmemeyi...